Ana içeriğe atla

Öğütler XIX



Önünde sana verilen bir hayat var oğlum. Yaşaman için bir hayat ve tek bir yaşam hakkın var. Tertemiz, bembeyaz bir sayfa; ‘senin’ sayfan… Sen yazacaksın. Besmeleyle başla, O’nun adıyla yaşa…

Sen yazacaksın oğlum; belki kalemi benden, benim ellerimden alacaksın ama yazan sen olacaksın. Belki benim sayfamın hemen yanında duracak ama benimkinden ayrı, büsbütün ‘senin’ olacak... Kalemin benden bağımsız olacak. Senin izlerin dolduracak o sayfayı; nokta nokta, satır satır, kalem kalem… An an, gün gün, adım adım...

Tek bir sayfan var oğlum; tek yön yollar, hep yarınlara… Besmeleyle, O’nun adıyla yaz. Kalemini de sağlam tut ve bil ki; silgi de yok O’ndan gayrısında… Silinecek yerler illaki olur hayatında; mesele fark etmen ve O’na arz etmen, yani tövbe… Bil ki, yiğitliktir pişmanlık göstermek ve tövbe etmek. Yiğitliğinle hatalara, günahlara, yanlışlara, yanlış ortamlara meydan okuyasın; yetmezse, yiğitliğinle fark edesin ve Rabbine arz edesin, samimiyetle...

Her şey geçer oğlum; geçmez sandıkların geçer, bitmez sandıkların biter. Sayfana yazılanlar kalır nihayetinde. Usul usul doldur sayfanı. Dünyanın küçük dertleriyle oyalanmadan, ahiretin büyük dertleriyle yorul. Ahlak, iffet, hilim, hayâ dolsun sayfan. İlim, irfan, hikmet, marifet dolsun sayfana. Amel, ihlas, takva doldur sayfana; secde secde, dua dua… Bembeyaz bir sayfa bırak ardında. Değsin yazdığına, değsin yaşadığına…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.