Ana içeriğe atla

Muhalif Manifesto

Fotoğraf açıklaması yok.

Müslümanlığının konformistliği ve modernistliği imanına kara leke!


Yüzlerce liralık, rengârenk, markalı eşarbın peçesini açmadığı için şehit edilen kardeşine ihanetin!

Basite aldığın tesettürün şebbihalar tarafından tecavüze uğrayan kız kardeşine hıyanetin!

Kardeşlerinin coğrafyalarına düşen ateşlere gözü kör oluşun nankörlüğün!

Elinden tutmadığın mazlumlar ve el uzatmadığın yoksullar ayet taahhütlü kardeşliğe hukuksuzluğun!

Acıkmamış olsan da yemen gerekiyormuş hissiyle yediğin o yemek tükettiğin ahiret azığın!

Mazeretlerin, bahanelerin, gerekçelerin kıramadığın putların!

Doymak bilmeyen nefsin, ‘hayır’ demeyi, reddetmeyi bilmeyen iradesizliğin iradenin olduğu kadar imanının zayıflığı!

30-40 liralık ayakkabı alamayıp 3-4 liralık terlikle yaşamaya çalışanlara rağmen hem de ihtiyacın bile yokken indirimden aldığın 300-400 liralık botun sızlamayan vicdanın!

Ceketinin sol cebindeki marka, serveti dünyanın kalanına denk 62 zengin ile yaptığın koalisyon!

Öğüt almayan ve bakıp ibret alamayan kalbin kirlenmişliğin!

Tembelliğin, başıboş saatlerin, oturduğu yerden kalkamayan bedenin, uyanamayan bilincin, açılmayan gözlerin kaybettiğin imtihanın!

Önemsemediğin, geçiştirdiğin ibadetlerin, etmediğin duaların; kaybedişine, telafisi olmayan hezimete adımların!

Yapabilecekken yapmadıkların ve yapmaman gerekirken yaptıkların müslümanlığındaki samimiyetsizliğin!

Hiçbir şey yokmuşçasına yaşayıp her şey yolundaymışçasına geçirebildiğin günlerin mazlum halkların yakandaki elleri!

Çekindiğin kullar, korktuğun otoriteler, ‘Allahuekber!’e olan ikiyüzlülüğün!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.