Ana içeriğe atla

SÖYLEŞİ - IV

suffagah visual ile ilgili görsel sonucu

En hayırlı neslin ebedi diyara göçmesinin ardından asırlar geçti. 
Nuh(as)un gemisinin çok uzağındayız; 
amansız bir tufanın içinde lakin halinden bile bihaber bedenlerimiz. 
Caddelerde, sokaklarda, kaldırımlarda, otobüslerde, afişlerde, reklamlarda... 
nereye kaçacağını şaşırıyor gözlerimiz. 

Ahir zaman bu ya, öyle cesur ki insan günahlara karşı... 

Sahabenin birbirine “Allah seni affetsin” diyeceği şeylere alıştık biz. 
Birbirimize kayıtsız kalmaya alıştık. 
Bütün değerlerimizi yakıp yıkan adetlere, toplumu ifsad eden afetlere susmaya alıştık. 

Bütün erdemler kıssalarda, kitaplarda kaldı. 

Bütün faziletler kahramanlarda kaldı, kahramanlar uzaklarda...

Musa(as)nın asası değmemiş denizlere.
Yunus(as)u bilmiyor balıklar.
Ebu Hureyre(ra)yi tanımıyor kediler.
Gözü kapalı ‘O diyorsa doğrudur’ diyecek Ebu Bekir(ra)ler çıkmıyor içimizden.

En hayırlı neslin ebedi diyara göçmesinin ardından asırlar geçti. 
Asırlardır süren bayrak yarışında sıra bizde şimdi; 
lakin hakkıyla taşımanın çok uzağındayız. ...
İbrahim’in ateşini söndürmeye giden karınca bizden gayretli imiş. 
Kehf ashabına yoldaş olan köpek bizden nasipli, 
Ebrehelere taş taşıyan ebabiller bizden kuvvetli...

...


En hayırlı neslin ebedi diyara göçmesinin ardından asırlar geçti. 

'Karınca misali' çalışmamız yetmedi mi?
'Aslanlar gibi' çalışmanın ne zaman gelecek vakti? ...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.