Ana içeriğe atla

Dağıtın o Allah için toplanmış muazzam kalabalıkları!

nice azlar çoklara galip geldi ile ilgili görsel sonucu

Dağıtın o Allah için toplanmış muazzam kalabalıkları!
Herkesin içine dönmeye, muhasebe yapmaya, derlenip toparlanmaya ihtiyacı var.
Kul olduğumuzu, yalnızca emre amade olduğumuzu hissetmeye ihtiyacımız var.
Biraz yalnızlığa, bir seccadeye ve biraz gözyaşına ihtiyacı var hepimizin.
Belki yalnızca biraz Kur’an okumaya, bir tövbe-i nasuha, belki okşayacak bir yetim başıyla kalbimizi yumuşatmaya, ağlamaya, ağlamaya, ağlamaya ve anlamaya ihtiyacımız var.
Yaşanan ne varsa hepsini unutmaya, olup biten ne varsa hepsine gözlerimizi yummaya ihtiyacımız var.
Biraz sakinleşmeye, bir durup düşünmeye, yeniden besmele çekmeye ve sağlam adımlarla yeniden yola çıkmaya ihtiyacı var hepimizin.


Dağıtın o Allah için toplanmış muazzam kalabalıkları!
Dert olmayıp dert alabileceklere, başkasının derdiyle dertlenebileceklere ihtiyacımız var.
Bir salih dostla dertleşmeye, birbirimizi uyarmaya ve uyandırmaya ihtiyacı var hepimizin.
Birbirini teşvik edenlere, birbirine yardım edenlere, birbiriyle dostluk edenlere, nasihatleşenlere ihtiyacımız var.


Dağıtın o Allah için toplanmış muazzam kalabalıkları!
İnsanlığını ve Müslümanlığını diriltip insanlığı diriltmek üzere toplananlara ihtiyacımız var.
Önce örnekliğini sonra önderliğini kuşananlara ihtiyacımız var.
Kur’an’ın edebiyatını yapanlara değil zikrini yaşayıp yaşatanlara ihtiyacımız var.
Takım elbisesinden, kravatından, koltuğundan, o büyük(!) meselelerinden, esaslı(!) gündemlerinden sıyrılıp yola çıkabilenlere ihtiyacımız var.
Yeri geldiğinde İbrahim misali bıçağı tereddütsüz eline alabileceklere, yeri geldiğinde İsmail olup gözlerini şikâyetsiz yumabileceklere ihtiyacımız var.


Dağıtın Allah için toplanmış o muazzam kalabalıkları!
Kalabalıklara değil; Allah'ın izni ile çoklara galip gelen nice az topluluklardan olmaya ihtiyacımız var.


*** “Nice az topluluklar, Allah'ın izniyle nice kalabalık topluluklara galip gelmişlerdir. Allah sabredenlerle beraberdir.” Bakara-249 ***



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.