Ana içeriğe atla

Gitsem...

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi

Ruhumun devrimci yanı ayaklandı bugün yine Rabbim! İhtilal yapmak üzere...

Muhalif yanım isyan çıkarıyor, bastıramıyorum.
Öfkem ayağa kalktı Rabbim! Çekip yollara vurası var; kaçıp uzaklaşası, cihadlara şehadetlere koşası var.
Yüreğim şehadet arzusuyla tutuşuyor yine Rabbim! Yolunda can vermek için çırpınıyor.
Ve imanım telaşlandı; avutamıyorum kalemle kitapla...
Secdeleri seccadeleri, kunutları duaları söylüyorum; okunacak Kur'anları gösteriyorum, inandıramıyorum!
Sönmüyor yüreğimdeki ateş. Mutmain değil kalbim, olmuyor. Ölümsüzlük özlemindeyim. Kuşandım kinimi, öfkemi; zor tutuyorum kendimi.
Gitmek çok mu zor? Zafer kazanmak arzusuyla haritalara bakıyorum; haritalara baktıkça yürekleniyorum.
Haritalara zafer kazanmak arzusuyla bakıyorum; ya zafer İslam’ın olsa ya da şehadet benim zaferim...
Bir bayram havasıyla gitsem... Annemin duasıyla, babamın tekbirleriyle gitsem...
Geri dönmeyi de unutup gitsem...
İtaatin zirvesiyle, yüreğimle gitsem... Dimdik ve tereddütsüz, izzetle...
Şamiller gibi, Hattablar gibi, Bilaller gibi gitsem...
Ayet ayet gitsem...

Gitsem...
İntikam için gitsem...
Çünkü çığlıklar, çünkü hıçkırıklar, acı dolu haykırışlar, feryatlar, figanlar...
Çünkü mazlumlar, çünkü mustazaflar... Minik cesetler, masum bebekler...
Çünkü Suriye! Çünkü Filistin! Çünkü Çeçenya! Çünkü Bosna! Çünkü Cezayir!
Çünkü Kudüs!
Gitsem...
Çünkü dayanmıyor vicdanım... Ve de utancım...

Gitsem...
Ben de mücadele edebilirim. Mücahidlere silah taşıyabilirim.
Öldürülen çocuklarla ben de ölmezsem, yaralananların yaralarını sararım... Küçük bir mücahidin şehid bedenini kefenlerim belki, ağlayarak ve dualayarak...
Feryatlarının sesine dayanabilirsem annelerin gözyaşlarını silerim belki... Ve de kardeşi olabilirim tüm yetimlerin, mazlumların; acılarını paylaşabilirim.
Gitsem, daha içten dualar edebilirim.
Ağlayabilirim. Payıma sadece gözyaşı dökmek düşmez belki... Belki ben de kanımı dökebilirim.
Hayatımı da ölümümü de Rabbime adayabilirim; kanımla canımı O’na sunabilirim.
Zindanlarla işkencelerle ölümlerle de yılmam. Zalimden asla korkmam. Ve ölmekten asla!

“Umut silahlarda, umut savaşlarda, umut akan kanda, umut şehitlerde...”
“Rabbim, andolsun! Fedadır mallarımız, dökülsün kanlarımız; hâkim olsun Kitab’ın!”

Rabbim, andolsun! Fedadır mallarımız, dökülsün kanlarımız...

...

Ayet ayet gitsem...

“Onlarla savaşın ki, Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın; onları rezil etsin; sizi onlara galip kılsın ve mümin toplumun kalplerini ferahlatsın.” Tevbe-14

“Allah mü’minlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine verilecek cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler.” Tevbe-111

“Mü'minlerden öyle yiğitler vardır ki, Allah'a verdikleri sözde dururlar. Kimileri sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimileri de o yolda şehitliği beklemektedir. Onlar verdikleri sözleri asla değiştirmediler.” Ahzab-23

“Mü’minlerden özür sahibi olmaksızın oturanlarla malları ve canlarıyla Allah yolunda cihad edenler elbette bir olmaz. Allah, malları ve canları ile cihad edenleri, derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. Gerçi Allah hepsine de güzellik (cennet) vaadetmiştir; ama mücahidleri, oturanlardan çok büyük bir ecirle üstün kılmıştır.” Nisa-95

Gitsem...

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.