Ana içeriğe atla

" Görmeden, bilmeden ve de hissetmeden... İyi değil mi? "


kağıt toplayan çocuk ile ilgili görsel sonucu

Gözlerimi kaçırdığım bir çift gözdü en kötü masalların içinde yaşayan o çocuğun gözleri...
Ölümdü gözleri; ölü/m.

En kötü masalların içinde yaşayan o çocuk... Yüreğime cam kırıkları değdi o an. Geceleri masal anlatacak bir annesi var mı ki? Hiç masal dinledi mi?

Biz alışıyorken, annesinin kucağında değil kaldırımlarda büyüdü o çocuklar! Yutkundum.
Nasıl üşümez bir çocuk? Nasıl alışırız biz? Düşündükçe üşüdüm. Alıştım sonra...

Koşarcasına gelirken birdenbire yavaşlayıverip, “Çok şükretmemiz lazım, ah!” diyerek iç geçirdiğinde o teyze, oradaydım. Dağ heybetinde bir delikanlı, insanlıktan daha kör bir gecede... Kafamı kaldırdım, dayanamadım. Yalnızca bir gece değil, bilmem kaç gece oracıkta sabahladı?

Hikâyesi diğerine benziyordu/r bence, kaldırımlarda büyümüştü/r.

Kaldırımlar bazen, bazı insanlardan daha mı merhametli? Kimilerinin kalbinden daha mı temiz/di o çocuğun elleri?

Bir şey hissettim, hüzün gibi, kahır gibi, keder gibi...

Bir acı saplandı yüreğime,
suskun yanım ayaklandı,
savaşlar/ım yeniden başladı.
Ne acılar sığar/dı değil mi nice küçük avuçlara,
avuçlar dolusu ağlayacaktım...

Böyle kendimi buldum yolumu kaybettiğim bir zamanda da...

‘Yaşamak’tan arta kalan hayatlar da vardı.

Değil mi ki bir yanımız gül gülistan, bir yanımız kan revan...

Görmeden, bilmeden ve de hissetmeden... İyi değil mi?

Görüntünün olası içeriği: 3 kişi, ayakta duran insanlar, okyanus, plaj, çocuk, gökyüzü ve açık hava

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.