Ana içeriğe atla

Tesettür Üzerine...

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi

Benim tesettürüm de ‘süs’ nedir biliyor ve beğenilmenin nasıl nefse hoş geldiğinin, insanın nasıl hoşuna gittiğinin farkında. Benim tesettürüm de her gün karşı karşıya kalıyor modanın dayatmalarıyla. Bütün filmleri izledi, bütün reklamları gördü, tüm bilbordlardan haberi var. Kurtarılmış, özgür batılı kadın ile de tanıştı çoktandır. Güzellik arzusunun makyajladığı, kapitalist sistemin cicileyip bi
cilediği, suni kozmetiklerin güzelleştirdiği; toplumda değer verilen, saygı gören kadın tipini tanıyalı da çok oldu. Hem de hep aynı sokaklarda yürüyor onunla, hep aynı yerlerden geçiyor. Benim tesettürüm de özgürlük vaad eden sistemlerin içinde ve bütün kariyer fırsatlarıyla yüz yüze...

Benim tesettürüm sözde Müslüman anlayışların kadını ikinci plana iten, toplum dışında bırakan davranışlarını da biliyor. Kadını cahil bırakanların ve erkeğe köle yapmaya çalışanların da farkında... Kadının bir meta gibi ‘yalnızca kullanıldığı’ ve insani değerinin hiçe sayıldığı ortamların, diyarların farkında...

Benim tesettürüm eve kapatılıp hiçleştirilen kendisiyle istişare bile edilmeyen kadının da toplum içinde obje haline getirilen ve sömürülen kadının da farkında...

Kadının anneliğinin kıymetinin de farkında... Nesilleri etkileyecek eğitimi çocuklarına korumakla yükümlü olduğu evinde kendisinin vermek zorunda olduğunu biliyor. Sanattan da edebiyattan da, fizikten de kimyadan da anlayan; ilim tahsilinde ‘diğerleriyle’ yarışan bir kimlik olmanın gerekliliğine de inanıyor. Bütün bunların farkında ve üçüncü bir yol arıyor benim tesettürüm.

Altınlı, ipekli kumaşlardan, pahalı kozmetiklerden, şatafatlı mekânlardan uzak benim tesettürüm.
Ölçüsüz örtülerden, özensiz hallerden; anlamını mealini ve en önemlisi sevgisini terk etmiş örtünmelerden uzak benim tesettürüm.
Hem örtünen hem de modaya uyanlardan uzak; tesettürü modaya uyduran modacılardan da uzak benim tesettürüm.
Süslenerek topluma karışan örtülü kadından da örtüsüz kadından da uzak benim tesettürüm.
Örtüsü ile cinselliğe davet edenlerden de uzak benim tesettürüm.
Yalnızca ‘kabuk’tan ibaret bir ‘örtü’ olmaktan da uzak benim tesettürüm.
Batının kapak güzelleriyle, güzellik yarışmalarıyla kendi toplumuna dayattığı kriterlerden de ölçülerden de uzak benim tesettürüm.
Laboratuvardan evine dönemeyen batılı kadından da evinden dışarı çıkamayan geleneksel kadından da uzak benim tesettürüm.

Sümeyye’nin şehitliğine, Hatice’nin tüccarlığına, Aişe’nin aksiyonerliğine ve Fatıma’nın anneliğine talip benim tesettürüm.
Görüldüğünde Allah’ı hatırlatanlardan olmaya, İslam'ın bayrak taşıyıcılığını yapmaya talip benim tesettürüm.
‘Örtüsüne bürünen’e “Kalk ve Uyar!” diyen Rabbe iman etti ve kalkıp uyarmaya talip benim tesettürüm.

...

Toplum içinde kılık kıyafetimle değil de sözlerimle, fikirlerimle, hal ve hareketlerimle var olmama olanak sağlayan örtümle gurur duyuyorum.
İyi vasıflarımı, kişilik özelliklerimi kıyafetimin gölgesinde kalmaktan kurtaran örtümle bir kez daha gurur duyuyorum.
Bana dönen bakışlara set olan örtümle bir kez daha gurur duyuyorum.
Birilerinin saplantılarından beni koruyan ve cinsel bir obje olmaktan öteye götürüp ‘birey’ kılan örtüme bir kez daha sarılıyorum.
Ve örtüme Allah’a savaş açanlara karşı safımı belirlediği için, tarafımı belli ettiği için daha bir sıkı; sımsıkı sarılıyorum.

...
18.01.2016, 21 suları.
Ve ben sadece yürüyorum.
Bir kadın dil uzatıyor tesettürüme. Kafamı çevirip bakıyorum, göz göze geliyoruz. Tekrarlıyor kadın söylediğini, peşine hakaret dolu bir cümle daha ekliyor.
Ben sadece yürüyorum.

Cevap verecek oluyorum, vazgeçiyorum.
"Beni o bildiğin örtülülerden sanma!" diyesim geliyor, demiyorum.
Allah'a sığınıyorum, yürümeye devam ediyorum.
Örtüme şükrediyorum. Tesettürümü düşünüyorum. Tesettürü irdeliyorum.
...

Elhamdülillahi Rabbi'l-âlemîn.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.