Ana içeriğe atla

Bekleyin(!)

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

Gazze’de, Keşmir’de, Cezayir’de, Şam’da, Dakka’da ...

Afrika’da, Çeçenistan’da, Etiyopya’da, Patani’de ...
Biraz daha dayanın... 
Dayanın! Direnin! Bekleyin!
Elbet geleceğiz... Bekleyin! 
Mücadelemizle, müjdelerimizle geleceğiz.
Zulümler karşısında susamayanlarız biz. Haksızlığa göz yumamayanlar, onursuzluklara sessiz kalamayanlarız.
Bekleyin!
Zillete boyun eğemeyiz biz. Vakarımızla geleceğiz.
Çok çalışıyoruz, çok yoruluyoruz; gecikmemiz bundan.
Çok yoruluyoruz; gücümüz yettiği halde yapmadıklarımız da yoruyor bizi; inanın.
Bekleyin!
Kendi dünyamızı kurtardığımızda sizi kurtarmaya geleceğiz.
Kendi yaşam mücadelemizden vakit bulduğumuz an geleceğiz.
Şikâyetlerimizi, feryat figan hallerimizi bırakıp geleceğiz.
Birbirimize olan kininimiz, nefretimiz ve kibrimiz bittiğinde geleceğiz.
Eylemlerimiz hakikileştiğinde, sloganlarımız samimileştiğinde ve imanlarımız sahihleştiğinde geleceğiz.
Platformları bırakıp, bildirileri kesip, kuru beddualarımızdan vazgeçip geleceğiz.
Bekleyin!
Matematikten, edebiyattan, felsefeden, sanattan vakit bulduğumuz an geleceğiz.
AVMlerden, restoranlardan, kafelerden kurtulduğumuz an geleceğiz.
Ruhumuzun köleliğini azat edip, ayaklarımızın zincirlerini çözüp geleceğiz.
Gündemden de, siyasetten de vakit bulup geleceğiz.
Amerikan rüyalarından uyandığımızda geleceğiz.
Aksa’nın yollarını adımlayıp geleceğiz.
Biraz da; körelmiş gözlerimiz gördüğünde, duymayan kulaklarımız duyar olduğunda, ruhlarımız canlandığında, vicdanlarımız dirildiğinde ve yüreklerimizi de dirilttiğinde gelebileceğiz.
Ahdimiz hatırımıza geldiğinde ve de yüzünüze bakmaya yüz bulduğumuzda gelebileceğiz.
Coğrafyalarımız tamamen viran olmadan, kuşatmalar bitmeden, ölümleriniz tükenmeden geleceğiz!
Geleceğiz ve kalanlarınızı kurtaracağız kurşunlardan, varil bombalarından...
Emperyalistlerin soyu tükenmeden, zalimler kana doymadan geleceğiz.
Orta Doğu çocuklarının gözyaşları kurumadan geleceğiz.
Can çekişen bebekler son nefesini vermeden, en küçüğünüz vurulmadan, minicik bedenlerin cenaze namazı kılınmadan geleceğiz.
Son kız kardeşimizin namusu da küffar ordularına teslim edilmeden yetişeceğiz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.