Ana içeriğe atla

...yok!

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi

Ölümü unutmak yok!

Hayatı dünyadan ibaret sanmak yok!
Dünyaya bağlanmak yok!
Dünyaya aldanmak yok!
Faydasız işlerle oyalanmak yok! 
Modern zamanlara kanmak yok!
Fani hesaplara, geçici heveslere gömülmek yok!
Cehalet yok!
Cahiliyyeye özenmek yok!
Çocukluğunun masumiyetini kaybetmek yok!
Kalbini ve imânını kirletmek yok!
Harama bakmak yok!
Alışmak asla yok!
Gözyaşlarını kurutmak yok!
Kuru ağıt yok!
Riya yok!
Gösteriş yok!
Geçmişe üzülmek yok!
Geleceğe kaygı yok!
Bir imtihanla sarsılmak yok!
Kurban edememek, gerekirse kurban olamamak yok!
Tereddüt yok!
Ferasetsizlik yok!
Basiretsizlik yok!
Tedbirsizlik yok!
İradesizlik yok!
Samimiyetsizlik yok!
Merhametsizlik yok!
Firavunlaşmak yok!
Adaletsizliklere boyun eğmek yok!
Küfre, küffara göz yummak yok!
Zalime, zulme arka çıkmak yok!
İçinde hiçbir puta yer yok!
Allah’tan gayrısına itaat yok!
Engellere, zincirlere, prangalara teslim olmak yok!
Çağın ‘olan’larına ‘olur’ gözüyle bakmak yok!
Gözlerini kapamak yok!
Bakar körlük yok!
Çoğunluklara uymak yok!
Kalabalıklara inanmak yok!
Ahdi bozmak yok!
Dönmek yok!
Vazgeçmek yok!
Yılmak yok!
Korkmak yok!
Geri dönmeyi düşünmek bile yok!
Kaçmak hiç yok!
Çaresizlik yok!
Ümitsizlik yok!
Umutsuzluk yok!
Karamsarlık yok!
Duasızlık yok!
Durup beklemek yok!
Yavaşlamak yok!
Ertelemek yok!
Mazeret yok!
Uykulara alışmak yok!
Sabahlara kadar deliksiz uyumalar yok!
Ayakta uyumak hiç yok!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.