Ana içeriğe atla

"Yaklaştı yaklaşmakta olan."

Görüntünün olası içeriği: gece ve açık hava


'Çevreden görülenler' ve 'İnsanlar ne der?' arasına sıkışmış kalmış yalpalayan adımlar.
Sözler eylemlere iki beden büyük; yaşantılara değmiyor konuşulanlar-yazılanlar...
Kaybolmuş muttaki hayatlar; 'içten dua'ların yerini 'slogan'lar almış, 'samimi secde'lerin yerini 'günübirlik eylem'ler.
Vahiyden uzaklaşmış yaşantılar; samimiyet hep eksik, her şeyde eksik... 
Ama yine de başlar dik; umursamazca dik.
Gökyüzüne bakan, seherlerde uyanan, kuşların zikrini dinleyen yok.
Kimsecikler hayal kurmuyor, ümit etmiyor kimseler...
Kimse dinlemez olmuş yüreğinin merhametli sesini; yüreklerin sızısı dinmiş, merhametin gözyaşları kurumuş.
Kurumuyor elleri zalimlerin; kırılmıyor kana bulanmış eller...
Zulmedenlere karşı duracak kimse yok.
Mazlumlara koşacak kimse yok.
Bir çocuğun başını hesapsızca okşayacak kimse yok.
Uyumalara alışmış göz kapakları; kardeş derdiyle kaçan uyku yok.
Zulümlere işkencelere "Bize ne!" hep... Utanan yok.

Yaşayan ölüler, ölgün kitleler...
İşitmemişler mi, itaat mi etmemişler? Bilmiyoruz.

Karanlıklar, yüreği kararmış kalabalıklar...
Korkup susanlar, susup oturanlar...
Ne için yaşıyorlar? Bilen yok.

Kimsenin aklına gelmez olmuş o 'dehşetli gün'...

Sahi, nereye bu gidiş? Nereye gidiyorduk gerçekten? Nereye gidiyoruz?

Kıyametin yakınlığından mı bütün bunlar?

"Yaklaştı yaklaşmakta olan."
"Yaklaşıyor yaklaşmakta olan."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.