Ana içeriğe atla

Kalemin Hakkı İçin...

Fotoğraf açıklaması yok.


Hayrı söylet Rabbimiz! 

Hayırlıysa söylet, 
değilse susmayı öğret; 
değilse sükûtu sevdir dilimize, yüreğimize, kalemimize...
Sükûtun değerli olduğu yerde susmayı 
ve sözün anlam kazanacağı yerde konuşmayı nasip et.
Yalnızca sözün anlamlı olduğu yerde konuşanlardan
ve konuştuğu anlamlı olanlardan olalım hep.
Yaşantılarımıza değsin konuştuklarımız-yazdıklarımız;
yazdıklarımızı yaşayalım,
yaşadıklarımızla yazalım.
Sana sığınırız; yapmadıklarımızı konuşmaktan-yazmaktan,
söylediklerimizi yap/a/mamaktan.
Rabbimiz!
Küfre, küffara silah olsun kalemimiz.
Denizler yaran, kurtuluşa yollar açan bir âsa olsun.
Sa’d bin ebi Vakkas’ın elinden çıkmış ok gibi olsun.
Zalimi bulan, zulmü on ikiden vuran bir taş; put kıran bir balta olsun.
Adalet bilmeyene, haksızlık edene zindan
ve hak edene darağacı olsun.
Firavunlara kafa tutan, Nemrutlara meydan okuyan yiğitlerden olsun.
Yiğit olsun, korkusuz olsun ve bu çağa arka çıkmasın asla.
Düzenin gerisinde kalmış gariplerle olsun;
mazluma kurtuluş, masuma umut olsun.
Tut kalemimizden Rabbimiz!
Yaşantılarımıza ve yaşantılara değsin konuştuklarımız-yazdıklarımız;
yüreklere dokunsun,
yüreklere dokunacak söyleyeceklerimiz olsun.
Sözümüzü yükselt;
‘söylemezsem olmaz’ dediklerimiz kıymetli olsun,
söylemeden edemediklerimizin kıymeti olsun.
Ve dilimizin bağını-düğümünü çöz Rabbimiz!
Çöz ki, daha iyi anlasınlar bizi.
Çöz ki, daha iyi anlaşılalım.
‘Hakkını verememek’ bizden uzak olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.