Ana içeriğe atla

ODTÜ'de Gündem / 27 Mart

Fotoğraf açıklaması yok.

ASLINDA HER ŞEY YOLUNDAYDI. ODTÜLÜ MÜSLÜMANLAR SESSİZDİ, SAKİNDİ, KENDİ HALİNDEYDİ.


- Bugün öğle’yi ne yapacağız? İlk arada mı kılalım, ikinci arada mı? Yetişebilir miyiz acaba? Olmadı ilk arada gider abdest alır geliriz, ikinci arada da namazı kılarız.

- A1’de eylem varmış bugün, A4’ten çıkalım diyoruz, ne dersin?

- Hoca erken bırakır mı acaba? Namaza çıkışa yetişir miyiz?

- Aaaa bak, 17.section da programa uyuyor.
+ Yok kardeş, tam öğle-ikindi arası o. Namazı nerede kılacağız, öğle gidiyor…

- Kardeş oda arkadaşın problem çıkarıyormuş galiba namaz konusunda. Allah kolaylık versin, işin zor.

- Sınav 17:40’taymış. 2 saat sürerse akşam kaçıyor, ne yapacağız?
+ Erken çıkarız biraz, ne yapalım...

- Dağıttıkları bildiriyi gördün mü?! Resmen hakaret etmişler bize... Çok sinirim bozuldu görünce.

“AMA BU BÖYLE OLMAZ Kİ!”, DEDİ İÇLERİNDEN BİRİLERİ. BİRLİKTE BİR ŞEYLER YAPMAYA NİYETLENDİLER BESMELELERLE…

- Yurtlara mescid açtırmak için imza topluyoruz, destek vermek ister misiniz?

- Kardeş, duydun mu? Mescid tadilatı için rektörlükten onay çıkmış, güzel olacak inşallah.

- Evet, mescidde haftalık tefsir derslerimiz oluyor artık bizim de. Kardeşlerle birlikte okumaya, anlamaya ve yaşamaya çalışıyoruz elhamdulillah.

- Eğitim’e mescid açtıralım diyorlar kardeş, duydun mu?
+ Gerçekten mi? Muhteşem bu! Elhamdulillah. E ne yapılması gerekiyorsa yapalım biz de...

- Mescidin temizliğiyle ilgilenecek bir ekip oluşturalım iş bölümü yapalım diyoruz. Diğer ihtiyaçlarıyla, pano düzeniyle de ilgilenmek gerek tabi… Yeni kitaplar da alırız kütüphanemize, çok güzel olmaz mı?

- Namaz sıkıntıya giriyor ya, öğle arasına ders koymasınlar diye dilekçe yazalım diyoruz. Ne dersin?

- Kardeş, yarın sabah kafeteryada kitap okumamız var gelsene sen de. Beraber kahvaltı yapmış oluruz hem.

- Aslında bizim de bir topluluğumuz olsa… Biz de etkinlikler düzenleyebilsek, kendi bildirilerimizi dağıtsak ne süper olurdu!

- Proje üstlendik, ODTÜ Öğrencileri adına Su Kuyusu açtıracağız Afrika’da, duydunuz mu?

DERKEN,
NE OLDUĞUNU ANLAMADIK...

- İyiyim anne ya, bir şey yok. Canları sıkılmış, “devrim yapamıyoruz bari eylem yapalım” demişler galiba. Biraz olay çıktı yine, duâ et sen.

- Kardeşş, ne olur ne olmaz; sen sağda solda fazla görünme, şu sıra tek dolaşma istersen…

- Yok dedecim sıkıntı yok, iyiyiz elhamdulillah. Âmin, Allah razı olsun.

- Kardeş, nasıl oldu olay, iyisin değil mi şimdi?

- Hocam, ben pilavı biraz az alabilir miyim?
+ Az mı? Az olur mu kızım, asıl size daha çok vermemiz lazım, siz mücadele ediyorsunuz. Allah yardımcınız olsun.

- Kardeş, bir şey söyliycem ama hemen arkana bakma, tamam mı? O ekipten 3 kişi bizi takip ediyor. Ne yapalım?

- Sorma kardeş ya, kafeteryada okuma yapıyorduk, çevremizi sardılar birden. Tahrik edici bakışlar filan… En ufak bir şey söylesek olay çıkacaktı. Kalktık biz de…

“ODTÜ'DE NELER OLUYOR?” DİYE SORANLARA ÖZETTİR.
VESSELAM.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Öğütler XXIX

  Sevgili oğlum, Henüz küçücükken sen, her şeyini ben yapayım isterdim. Seni kimseye bırakmayayım, her halini ben göreyim, ben hep yanında olayım... Ben koruyayım, ben kollayayım... Ben yeteyim, ben yetişeyim, ben yetiştireyim… Sana dair hiçbir anı kaçırmayayım. Düşününce, ‘oyuncağını uyurken bile yanından ayırmak istemeyen çocuk gibi’ belki. Sonra büyüdüm. Seninle büyüdüm ben de… Ve şimdi kız kardeşin büyüyor. Sen yürümeyi öğrenirken ben bırakmayı, sen konuşmayı öğrenirken ben susmayı, sen kendini bulurken ben yavaşça seni serbest bırakmayı öğrendim. Ve şimdi; ‘ben olmasam da yanınızda güzel insanlar olsun’ yanınızda istiyorum. Ben yanınızda olmasam da güvende olun. Ben kimim ki? Bazen ben yanınızda olsam bile koruyamam ki... Sevgili oğlum, çiçek kızım, Ben toprak olsam, siz güzel çiçeklerim; zamanla havaya, ışığa, gökyüzüne yöneleceksiniz. Topraktan bağımsız büyüyeceksiniz, yalnızca kökünüz kalacak bende. Ben bir koza olsam, siz mucize bir tırtıl; benden çıkıp kanatlanıp u...

Öğütler XXX

Rabbim yarattı ve ellerime verdi. Benim elimde büyüsün diye, Rabbim bana emanet etti. Elimden ne geliyorsa yapmaya hazırdım. Ve o gün bugündür elimden geleni yapıyorum. Elimden gelmeyen şeyler içinse yine ellerimi kullanıyorum; Rabbime açıyorum...  Ektiğim tohumlar filizlenmeden mevsim değişmesin istiyorum. Toprağa diktiklerim zamanından önce savrulmasın istiyorum rüzgârla. Şöyle bir büyüyüp serpilmeden kışa yakalanmasınlar istiyorum.  Biraz daha güneş görsün, biraz daha büyüsün, kendi gövdesini taşıyacak kadar güçlensin. Ama biliyorum; mevsimleri ben belirlemiyorum. Ben sadece elimden geleni yapıyorum, gerisini Rabbime bırakıyorum. Bazen bahçeye bir sera yapmak, etrafını şöyle güzelce sarıp sarmalamak da bahçıvanlığa dâhil…  Hep aynı; bir tarafta biraz kaygı biraz endişe biraz koruma isteği; diğer tarafta tevekkül, sabır, teslimiyet... Bir elim bırakıyor, bir elim hâlâ tutuyor. Bir taraftan yavaşça geri çekilmeyi deniyorum "Tamam" diyorum, "Vakti geldi, artık uçabilir...

Öğütler XXXI

Sevgili kızım, Düşün ki, sana yollar açmakla meşgulum. Sen usul usul gelirken, ön tekerleğin geçeceği yolları düzlemekle meşgulum. Senin adımlarının değeceği yollardaki engelleri kaldırmak için uğraşıyorum. Yağan karın altında hiç durmadan çalışan bir kar küreme aracı gibi belki... Senin ayakların üşümesin, sendelemesin diye. Etrafı temizleyeduruyorum bir yandan, Üzerine sıçramasın kötülükler diye...  Hayatın çamuru sana değmesin, karanlık seni ürkütmesin istiyorum. Yol açık olunca sen hızlıca yürürsün, koşa koşa ilerlersin diye düşünüyorum. Senin hızlıca yürüyüp, koşa koşa ilerleyebileceğin günleri düşlüyorum.  Siz bu yolu temiz ve sağlam adımlarla yürüdükçe, ben varmış hissedeceğim. Siz menzile yaklaştıkça, ben durduğum yerde sona ulaşacağım. Belki bir gün, siz de yollar açarsanız başkaları için; işte ben o zaman gerçekten vardığımı hissedeceğim.